Töre cinayetine kurban olan Güldünya’nın hikayesini anlatan bu tiyatro eserini Deniz Altun yazmış, Mehmet Ergen yönetmiş. Elif Ürse’nin Gül rolünde epeyce başarılı olduğunu belirtmeden geçmemek gerek. Zaten oyun çıkışında kendini tebrik ettiğimizde de konunun kendisini çok etkilediğini bilhassa inatla bu hikayenin arkasında durup, sahiplenip, Güldünyaların seslerini bizlere duyurmak istediğini belirtti ki kendisini bir kez daha tebrik etmek boynumuzun borcu oldu…
Evet yıllardır bu ülkede kadınlarımız, kızlarımız “namus” ve “töre” adı altında türlü cinayetlere kurban edildiler. Zaman geldi aile meclislerinde kırıldı kalemleri, zaman geldi ses çıkarmayarak, görmezden gelerek vicdanlarımızda kırdık kalemlerini. Kimsenin sütten çıkmış ak kaşık olmadığı bu ülkede bu sorunun düzeleceğine dair herhangi bir umudum bulunmamakta. Caydırıcı tedbirler alınması dahi uzak ihtimal, zira maalesef namus gibi kavramlar yasalarımızda hafifletici sebep olarak görülmekte. Çözümün çok radikal ve köklü değişikliklerde yattığını, bunun da kısa vadede gerçekleşmeyeceğinin farkındayım. Eğitim, hukuk ve inanç sistemlerinin revize edilmesi, bu konuda uzun vadeli planlar yapılarak zaman içinde etkisini gösterecek olan uygulamalar hayata geçirilmelidir. Eğitimde düzenleme ile toplumun bilinçlenmesini, hukuk çalışmaları ile yasal boşlukların kapanmasını, inanç sistemindeki yeniden yorumlama ile(Arap etkisinden uzaklaşma ile) erkek egemen toplum özelliğinden uzaklaşılması sağlanmalıdır. Derseniz ki bunu yapacak yönetim var mı? Şu an mevcut değil. Hatta uzun süredir 1938′ten beridir de olmadı. İşte bu sebepten de bu sorunun çözümü hususunda umutsuzum.
Ayrıca oyun konusunda şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; oyundaki konuşma dili doğu aksanlı bir dildir. Maalesef doğu dillerinin bir takım kesimlerce komedi unsuru olarak görülmesi, oyundaki dramatik sahnelerde bile bazı seyircilerin (afedersiniz) aptalca gülmeleri, kahkaha atmaları olarak vuku buldu. İzleyici olarak ben bu kadar sinirlendiysem, kimbilir sahnedeki oyuncular ne derece sinirlenip, üzülüyorlardır…
Yazık, yazık ki gülenler olan bitenin farkında bile değiller…

