Carlo Der ki…

Çalışayım bolca… Ne de olsa Dünya zor durumda… Kurtaracam seni sevgili Dünya, ama önce şu çaydan bir yudum daha alayım…

Tekilden Çoğul Hayata…

11082010503

Hayatlar değişir, hayatlar gelişir, hayatlar birleşir…

Tanıyan tanımayan herkesi bekleriz…

Güle güle İlhan Abi...

ilhan_selcuk1ailhan-selcuk-un-gozaltindan-sonraki-ilk-yazisi-biz_o

Tarifsiz bir hüzün doldu kalbim…

Umudum kırıldı memleketimin geleceğine dair…

“Fairy Ring” Jessica Green Day in Istanbul

“Fairy Ring” Jessica Green Day in Istanbul 2010

“The Head Project, anonim kalmayı tercih eden Headguy’ın internet üzerinden tek başına yürüttüğü “kolektif” bir çalışma. Yaratıcılık, algı ve sosyal davranış biçimleri üzerine devam eden bir proje olan The Head Project’de, fotoğraf, video gibi araçlarla, hareketsiz bir objenin ulaştığı kişilerle olan ilişkisi kayıt altına alınıyor. Bu çalışmalar projenin -şu sıralar yenilenmekte olan- web sitesinde arşivleniyor. Yaratıcılığı -ya da isteyene daha sade bir şekilde sadece “güne neşe katmayı”- tetikleyen projede, küresel anlamda kişilerin birbirleri ile bağlantıya geçmesi de hedefleniyor.  Bu yönleriyle aklı başında bir proje gibi görünse de “The Head Project”, Headguy’ın dediği gibi oldukça da “saçma”, bize göre ise “absürd”. (Bkn: Absürd ile saçma arasındaki 7 fark!)

Jessica şehre ilk geldiğinde oldukça yabancılık çekti açıkçası. Misafir olduğu Futuristika! ”ana merkez binası”nın pencereli bir köşesinde, günlerce miskin miskin oturup sokaktan akıp giden hayatı seyretti. Sokaktaki cinnet ile pek de iç açıcı olamayan bu vakitler, neyse ki bilumum kedi, köpek, martı, karga, kumru, serçe komşuluğunda şenlendi, neşelendi.

Jessica’yı Futuristika! ekibinden ilk misafir eden Peri Kazancı oldu!

Anadolu yakasından Avrupa yakasına çıktığı yolculukta Peri’nin merceğinde İstanbul’un o günlerdeki puslu havasını soludu Jessica… Yeşilköy bahçelerinde yuvarlandı, Galata’da ikindileri karşıladı. Döndüğünde yorgun ama mutluydu.”

Futuristika.org‘tan alıntıdır.

Sevgili hayat arkadaşım Peri’nin emeğine sağlık…

Geçmiş zaman olur ki…

isim_sehir

Geçen gün isim şehir oynadık. Çocukluğuma gitti aklım, tütün kolonyası koklayınca aklıma eski bayramların geldiği gibi…

RIP / Ronnie James Dio

Rainbow_27091977_02_500b

Açayım ustanın anısına bir  ” Stargazer ” dinleyeyim.

Teşekkürler usta, bıraktığın eserler için…

Petrolünüz batsın…

100502234911_oil2

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, Meksika Körfezi’nde, İngiliz petrol devi BP’nin işlettiği kuyudan yayılan ham petrolün, şimdiye kadar görülmemiş bir çevre felaketine yol açabileceğini söyledi. / BBC Türkiye

Ne desek laf değil,

Petrolünüz batsın!!!

ama denizlerimizde değil…

Yaşasın 1 MAYIS !

0252

Tüm emekçi kardeşlerimin bayramını en içten dileklerimle kutlarım…

Çizgi Roman vs Kitap

sucveceza

sucveceza2

Birçok yayınevi tarafından dünya klasiklerini çizgi romanlar halinde piyasaya sürüldü. Zaten okumaktan çok, görerek öğrenme üzerine gelişmiş olan zihinlerde, bu hadise epeyce tutmuş olacak ki bugün bir kitapçıda sayılarının pozitif bir ivme ile artmış olduğuna şahit oldum.

Derseniz ki çizgi roman kitabın yerini tutar mı? Yazarın anlattığını, betimlediğini, okurun kendi hayal gücü faktörü ile canlandırdığını o çizgiler ifade edebilir mi?

Bence kocaman bir HAYIR!

Çizerin (yeteneğinden bağımsız olarak) hayalgücüne bağımlı olarak hikayeyi okunmuş olunacak ki, bu da kitabın, klasik olmasını sağlayan anlatım gücünün sıradanlaşması olacaktır.

Ama;

Kötünün içinde iyi yanları aramak gerekirse; çizgi roman versiyonu sayesinde klasikleşmiş olan eserler hakkında ucundan da olsa bir bilgi sahibi olunmuş olmasıdır. Memleketimdeki okuma seviyesi konusunda bu bir basamak, bir aşama mıdır?

Bunu da zaman gösterecek…

Second Wind from Ian Worrel

Herkesin ikinci bir şansa ihtiyacı vardır…

Yetki senin, Asarsın kesersin...

Yetki senin. Asarsın kesersin. Her şey sende

Yorum yok…